Türkiye ülkesi sınırları dışında işlenen suçlara Türk kanunlarının uygulanması istisnai bir yetkidir ve TCK m. 11-13’te dört ayrı kural altında düzenlenir. Bir Türk vatandaşının yabancı ülkede işlediği suçlar m. 11’e, bir yabancının Türkiye’nin veya Türk vatandaşının zararına ya da yabancı mağdura karşı işlediği suçlar m. 12’ye, uluslararası sözleşmelerle ve devletin korunmasıyla ilgili belirli suçlar ise m. 13’e tabidir. m. 14 ve 15 bu kuralların ortak soruşturma koşullarını, m. 16 ve 17 yabancı ülkedeki yargılamanın Türkiye’deki sonuçlarını düzenler. Uygulamada tartışma, failin Türkiye’de bulunması koşulunun anlamı, yabancı ülkede verilmiş hükmün etkisi, Adalet Bakanının talebinin gerekli olduğu hâller ve yabancı ülkede geçen sürenin mahsubu üzerinde toplanmaktadır.
I. Genel Olarak
A. Madde Metinleri
Madde 11- (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye’de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır. (2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.1
Madde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır. (2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye’de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. (3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır: a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi. b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması. (4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye’de yeniden yargılama yapılır. (5) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlı değildir.2
Madde 13- (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır: a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar. b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar. c) İşkence (madde 94, 95). d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181). e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190). f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202). g) Fuhuş (madde 227). h) (Mülga : 26/6/2009 - 5918/1 md.) i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları. (2) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır (3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.3
Madde 14- (1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.4
Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.5
Madde 16- (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.6
Madde 17- (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.7
B. Gerekçeler
Madde 11 gerekçesine göre vatandaşın yabancı ülkede işlediği suçtan Türkiye’de yargılanabilmesi için failin Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de bulunması gerekir. Failin Türkiye’de bulunması bir kovuşturma şartıdır. Aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezası gerektiren suçlarda yargılama resen yapılır, aşağı sınırı bir yıldan az olan suçlarda zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyeti gerekir. Yabancı ülkede yargılama sürerken bile Türkiye’de yargılama yapılabilir, ancak vatandaş hakkında yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmişse Türkiye’de yeniden yargılama yapılamaz. Hükûmet tasarısı, vatandaşın suçunda hem Türk kanununa hem suçun işlendiği ülke kanununa göre bir yıl sınırını aramıştı. Komisyon, yabancı faile ilişkin maddeyle uyum sağlamak için yalnız Türk kanunundaki cezayı ölçü almıştır.8 Madde 12 gerekçesi yabancı faile ilişkin iki durumu ayırır. Yabancı Türkiye’nin zararına bir suç işlerse yabancı ülkede hüküm verilmiş olsa da Adalet Bakanının istemiyle yargılanır ve bu durumda mahsup hükümleri uygulanır. Suç bir Türk vatandaşının zararına işlenmişse yargılama mağdurun şikâyetine ve yabancı ülkede hüküm verilmemiş olmasına bağlıdır. Komisyon bu fıkraya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişilerinin zararına işlenen suçları da eklemiştir. Yabancının yabancıya karşı işlediği suçta Türkiye’de yargılama, suçun daha vahim olması koşuluna, yani üç yıl alt sınırına ve iadenin gerçekleşmemesine bağlanmıştır.9 Madde 13 gerekçesi hükmün Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere dayandığını açıklar. Uçak kaçırma ve sivil havacılığın güvenliğine ilişkin Tokyo, La Haye ve Montreal sözleşmeleri, uyuşturucu ve psikotrop maddelere ilişkin sözleşmeler ve diplomatik ajanları koruyan New York Sözleşmesi, suçluyu ya iade et ya yargıla kuralını öngörür. Komisyon gerekçesine göre (c)-(i) bentlerindeki suçlarda failin vatandaş veya yabancı olması fark etmez ve yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmemişse Türkiye’de resen yargılama yapılır. (a) ve (b) bentlerindeki suçlarda ise yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat olsa bile Adalet Bakanının talebiyle yeniden yargılama yapılır. Gerekçe resen yargılamadan söz etse de m. 13/2 sonradan eklenmiş ve bu suçlar bakımından Adalet Bakanının talebi koşulu getirilmiştir.10
C. “Yabancı Ülke” Ölçütü
Kanun m. 9-13 ve m. 16’da “yabancı ülke” ibaresini, m. 19’da ise “Türkiye’nin egemenlik alanı dışı” ibaresini kullanır. Doktrinde bu terim farkı eleştirilmiş ve yeryüzünün her noktasının bir devletin egemenliği altında bulunmadığı belirtilmiştir. Açık deniz, uzay sahası ve hiçbir devletin egemenliği altında olmayan yerler “yabancı ülke” ifadesinin kapsamına girmeyebilir. Bu durumda Türk vatandaşının orada işlediği suçun cezasız kalması veya vatandaşın bu yerlerde mağdur olduğu hâllerde mağdura göre kişisellik kuralının uygulanamaması söz konusu olabilir. Kanaatimizce “Türkiye’nin egemenlik alanı dışı” ibaresi bu ihtimalleri de kapsadığı için bütün maddelerde bu ibarenin kullanılması daha doğru olurdu.11
II. Vatandaş Tarafından İşlenen Suçlar (m. 11)
A. Koşullar
Faile göre kişisellik kuralı yedi koşula bağlıdır. Fail Türk vatandaşı olmalı, suç yabancı ülkede işlenmiş olmalı, suç m. 13’teki suçlardan olmamalı, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezası gerektirmeli, yabancı ülkede hüküm verilmemiş olmalı, fail Türkiye’de bulunmalı ve Türkiye’de kovuşturulabilirlik bulunmalıdır.12 Vatandaşlık suçun işlendiği andaki durumuna göre belirlenir. Failin suç tarihinden sonra Türk vatandaşlığından ayrılması yargılamayı etkilemez, suç tarihinde yabancı veya vatansız olan failin sonradan Türk vatandaşlığını kazanması ise m. 11’in uygulanmasını sağlamaz ve koşulları varsa m. 12 devreye girer. Çifte vatandaşlık bir engel oluşturmaz ve Türk makamları kişinin yalnız Türk vatandaşlığını dikkate alır.13 Aşağı sınırın bir yıldan az olmaması koşulunun tespitinde ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı, hafifletici nedenlerin yukarı sınırı esas alınır (m. 15). Hapis ve adli para cezası seçimlik öngörülmüşse yargılama yapılamaz (m. 14). Suça hapis cezası ile birlikte adli para cezası öngörülmüşse yalnız hapis cezasının belirtilen ağırlıkta olması yeterlidir. Eylem Türk kanunlarına göre kabahat sayılıyorsa m. 11 uygulanmaz. Bu ceza koşulu aynı zamanda bir dava şartıdır.14 Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu koşulları kovuşturma şartı olarak nitelendirmiş, failin Türk olması, Türkiye’de bulunması ve aynı eylem nedeniyle yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiğini, yabancı ülkede kesinleşmiş mahkûmiyet veya beraat kararı bulunması hâlinde Türkiye’de yeniden yargılama yapılamayacağını belirtmiştir.15
B. Failin Türkiye’de Bulunması
m. 11/1’e göre fail Türkiye’de bulunmalıdır. Komisyon gerekçesi bunun bir kovuşturma şartı olduğunu belirtir. Böylece kanun koyucu yoklukta yargılamaya izin vermemiştir. Bu koşul, ceza muhakemesinde sanığın duruşmada hazır bulunmasına ilişkin kuralla karıştırılmamalıdır. Failin Türkiye’de bulunması Türk kanunlarının uygulanabilmesi için bir ön şarttır ve burada kastedilen mahkeme huzurunda bulunmak değil, Türkiye ülkesi sınırları içinde bulunmaktır. Yargılamaya devam edilebilmesi için ayrıca failin duruşmada hazır bulunması gerekir. Fail ülkede olmamasına rağmen kovuşturma aşamasına gelinmişse şartın gerçekleşme olanağına göre düşme veya durma kararı verilir. m. 8’de ise failin Türkiye’de bulunması koşulu aranmaz.16 Failin Türkiye’de bulunmasının iradi olup olmadığı tartışmalıdır. Doktrinde failin yargılanmak üzere zor kullanılarak ülkeye getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, hukuka uygun yolun suçluların iadesi prosedürünün işletilmesi olduğu ve failin ülkede bulunması şartının arandığı hâllerde bundan failin iradesiyle ülkede bulunmasının anlaşılması gerektiği savunulmaktadır.17
C. Hüküm Verilmemiş Olması ve Diğer Kovuşturma Şartları
Failin yabancı ülkede yargılanmamış olması bir olumsuz kovuşturma şartıdır. Fail yabancı ülkede mahkûm olmuş, beraat etmiş ve hatta cezasını çekmiş olabilir, bu durumda Türkiye’de yeniden cezalandırılamaz.18 Bunun yanında Türk kanunlarında ve CMK’da öngörülen bütün kovuşturma şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir. Şikâyete tabi suçlarda şikâyetin yapılmış olması gerekir, suçun dava zamanaşımına uğramış, genel af kapsamında olması veya suç olmaktan çıkarılmış olması hâlinde de yargılama yapılamaz.19 Aşağı sınırı bir yıldan az hapis gerektiren suçlarda yargılama zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyetine bağlıdır ve şikâyet vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Bu süre genel kuraldan ayrılarak şikâyet hakkı olanın fiili ve faili öğrenmesine değil, failin ülkeye girişine bağlanmıştır. Şikâyet hakkı sahibinin bu girişten çoğu zaman haberdar olamayacağı ve bu nedenle sürenin etkili bir başvuru hakkı tanımadığı eleştirisi yapılmaktadır.20 Yargıtay 11. Ceza Dairesi kanun yararına bozma yoluyla gelen bir dosyada, Rusya’daki satış ofisinde müdürlük yapan Türk vatandaşı bir şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, şüphelinin şikâyet tarihinde ve sonrasında Türkiye’de bulunması ve nüfus kaydında adresi bulunması nedeniyle m. 11 kapsamında değerlendirmiş, Rusya makamlarınca soruşturma yapılıp yapılmadığı ve hüküm verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre Türk kanunlarına göre soruşturma yapılması gerektiğini belirtmiştir.21
D. Suçun İşlendiği Ülke Kanununa Göre de Suç Sayılması
Madde metni vatandaşın yabancı ülkede işlediği fiilin o ülke kanununa göre de suç sayılmasını açıkça aramaz. Komisyon gerekçesi ise suçun mağdurunun yabancı olduğu hâlde fiilin işlendiği ülke kanununa göre de suç oluşturması gerektiğini belirtir.22 Doktrinde bu koşul bir kısım yazarlarca m. 11’in lafzının mantıksal sonucundan, madde gerekçesinden ve m. 19’un lafzından çıkarılır. m. 11/1’deki “bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması” ibaresi yabancı ülkede verilecek hükmün bir suç hakkında olması gerektiğini ima eder ve m. 19’a göre Türk kanunu uyarınca verilecek ceza, suçun işlendiği ülke kanunundaki üst sınırı aşamaz. Fiil o ülkede suç sayılmıyorsa uygulanacak bir üst sınır da bulunmaz. Bir başka görüşe göre bu koşul m. 11’den değil, yalnızca m. 19’dan kaynaklanır. Kanaatimizce koşul hem m. 11’in sistematiğinden hem de gerekçeden çıkmaktadır.23
III. Yabancı Tarafından İşlenen Suçlar (m. 12)
A. Mağdura Göre Kişisellik ve Koruma
m. 12/1 yabancının yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği suçları, m. 12/2 ise suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesini düzenler. İlk hâlde yargılama Adalet Bakanının istemine bağlıdır ve yabancı ülkede hüküm verilmiş olsa bile m. 12/4 uyarınca Adalet Bakanının istemiyle yeniden yargılama yapılabilir. İkinci hâlde ise failin Türkiye’de bulunması, yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve mağdurun şikâyeti gerekir. m. 12/5 rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarında Adalet Bakanının istemini aramaz.24 Mağdura göre kişisellik kuralı vatandaşın yabancı ülkede suç mağduru olması hâlinde korunmasını amaçlar. Doktrinde bu kuralı koruma ilkesi içinde değerlendirenler de vardır. Fail yabancı olmalıdır. Yabancı kavramına Türk vatandaşı olmayan herkes, vatansız kişiler dahil girer, çifte vatandaş ise m. 11 uyarınca değerlendirilir. Kural aynı zamanda eylemin Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezası gerektirmesini, m. 14’teki seçimlik ceza engelinin bulunmamasını ve failin Türkiye’de bulunmasını arar.25 Bu kuralda yabancının Türk kanunlarını bilmemesi önemli bir sorun yaratır. TCK m. 4’teki ceza kanunlarını bilmemenin mazeret sayılmayacağı kuralı ile m. 30/4’teki kaçınılmaz hata hükmü arasında, suçun niteliğine ve korunan hukuki yararın ülkesel veya evrensel niteliğine göre öngörülebilirlik ölçüsüyle bir denge kurulması gerekir. Zira kural dünyadaki herkes için yükümlülük doğurur ve suç tiplerinin bir kısmı ülkeden ülkeye değişen toplumsal değerleri korur. m. 19/2-b uyarınca Türk vatandaşının zararına işlenen suçlarda suçun işlendiği ülke kanunundaki üst sınır dikkate alınmaz.26
B. Yabancının Yabancıya Karşı İşlediği Suçlar (İkame Yetki)
m. 12/3 yabancı failin yabancı ülkede yabancıya karşı işlediği suçta Türk kanunlarının uygulanmasını Adalet Bakanının istemine ve iki koşula bağlar. Suç Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezası gerektirmeli, suçluların geri verilmesi anlaşması bulunmamalı veya geri verilme istemi suçun işlendiği ülkenin ya da failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olmalıdır. Bu kural doktrinde ikame yetki, temsili ceza yargılaması veya ikame yargı yetkisi olarak adlandırılır. Suçun işlendiği yer devleti, failin kendisine iade edilememesi nedeniyle ülkesellik kuralı doğrultusunda harekete geçemediğinde, failin bulunduğu devlet suçun işlendiği yer devletinin yerine geçerek kendi kanunlarını uygular.27 Bu düzenleme failin kaçtığı ülkeyi sığınak olarak kullanmasını önler. Doktrinin çoğunluğu kuralı evrensellik kuralının bir türü sayar, bir kısım yazarlar ise ayrı bir yetki türü olarak ele alır. Mağdura göre kişisellikten farklı olarak ceza alt sınırı üç yıla çıkarılmış ve böylece Türkiye’de yargılama, işlenen suçun daha vahim olması koşuluna bağlanmıştır.28
IV. Evrensellik ve Koruma Kuralı (m. 13)
Evrensellik kuralı, bazı ağır suçların diğer yetki kuralları kapsamına girmemeleri nedeniyle cezasız kalmasını önlemek için suçun işlendiği yere ve failin ve mağdurun vatandaşlığına bakılmaksızın devletin kendisini yetkili sayması demektir. Uluslararası sözleşmelerle belirlenen ortak menfaatlerin korunması “ya iade et ya yargıla” yükümlülüğünün yerine getirilmesi için bu suçlar iç hukukta da suç hâline getirilir. m. 13/1’deki suçlar arasında soykırım, insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (m. 13/1-a), işkence (m. 94, 95), çevrenin kasten kirletilmesi (m. 181), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188) ile kullanılmasını kolaylaştırma (m. 190), parada sahtecilik (m. 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (m. 200), mühürde sahtecilik (m. 202), fuhuş (m. 227) ile ulaşım araçlarının kaçırılması veya bu araçlara karşı zarar verme (m. 223/2-3 ve m. 152) bulunur.29 m. 13/1-b bendi ise Dördüncü Kısım altındaki devlete ve devletin işleyişine ilişkin bölümlerde yer alan suçları kapsar ve doktrinde koruma ilkesinin ifadesi sayılır.30 m. 13/2’ye göre bu suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü ile Yedinci Bölümlerde yer alan suçlar dışında, Adalet Bakanının talebine bağlıdır. m. 13/3’e göre (a) ve (b) bentlerindeki suçlar bakımından yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.31 Yani kanun koyucu uluslararası suçlarda ve devleti koruyan suçlarda yabancı hükme ne bis in idem etkisi tanımamıştır. Diğer suçlarda ise yabancı mahkemenin mahkûmiyet veya beraat kararı Türkiye’de yeniden yargılamayı engeller, ancak yabancı ülkedeki soruşturma veya kovuşturma, takipsizlik kararları ve düşme veya ret kararları engel oluşturmaz.32 m. 11 ve 12’den farklı olarak m. 13’te failin Türkiye’de bulunması açıkça aranmamıştır. Doktrinde bu nedenle failin ülkede bulunmasına gerek olmadığı savunulur ve duruşmada sanığın hazır bulunması kuralının usul hukukuna ilişkin olduğu belirtilir. Failin ülkede bulunması gerektiği görüşü de ileri sürülmüştür. Yargıtay önüne gelen olaylarda birden fazla yetki kuralının uygulanabildiği hâllerde özel kurala öncelik vermektedir. Kanaatimizce bu suçlarda soruşturma failin yokluğunda yapılabilir, ancak kovuşturma aşamasında sanığın yokluğunda hüküm verilmemelidir.33 m. 13’ün uygulanabilmesi için önce suçun Türkiye’de işlenmiş sayılıp sayılmayacağı belirlenmelidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Türkiye kıyılarından alınan kaçak göçmenleri Yunanistan’a taşırken yakalanan sanık bakımından, suçun m. 8 ve 9’a göre Türkiye’de işlenmiş sayılacağını ve suç yabancı ülkede işlenmiş olsa m. 13’ün uygulanabileceğini, bu nedenle somut olayda yargılama için Adalet Bakanının talebine gerek bulunmadığını belirtmiştir.34 Açık denizdeki bir tekne bakımından Yargıtay 10. Ceza Dairesi, geminin Türk gemisi olması hâlinde Türk mahkemelerinin doğrudan yetkili olduğunu ve Adalet Bakanı talebinin gerekmediğini, yabancı devlet uyrukluğunda olması hâlinde suçun uyuşturucu ticareti nedeniyle m. 13/1-e kapsamında olduğunu ve m. 13/2 uyarınca Adalet Bakanı talebine bağlı yargılama yapılabileceğini belirtmiştir.35
V. Seçimlik Cezalı Suçlar ve Ceza Miktarının Hesabı (m. 14 ve 15)
m. 14’e göre m. 11 ve 12’de belirtilen hâllerde soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmışsa soruşturma veya kovuşturma açılmaz. Bu, m. 11 ve 12’deki bir yıllık alt sınır koşuluna ek bir kovuşturma şartıdır. Alt sınır bir yıldan fazla olsa bile suç seçimlik cezalı ise yargılama yapılamaz. Ancak bu suçlar hakkında verilmiş kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının Türkiye’de infazı saklıdır.36 Madde gerekçesine göre hükmün nedeni, hapis cezası ve adli para cezasından birinin uygulanmasının hâkimin takdirine bırakıldığı suçların genellikle vehamet arz etmeyen suçlar olması ve bu nedenle yabancı ülkede işlenmeleri hâlinde soruşturma veya kovuşturma koşulunun gerçekleşmemiş sayılmasıdır. m. 15 ise ceza miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hâllerde soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ile kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı esas alınarak hesap yapılmasını öngörür. Gerekçeye göre bu düzenleme, suçun ilgili olduğu kanun maddesindeki cezaya mı yoksa iddia çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler dikkate alınarak bulunacak cezaya mı itibar edileceği konusunda açıklık sağlar.37 m. 14’ün uygulama alanı suçun yabancı ülkede işlenmiş olmasına bağlıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda hapis ve adli para cezasının seçimlik öngörüldüğü bir suç bakımından sunucunun yurt dışında olmasını gerekçe göstererek m. 14 gereği soruşturma yapılamayacağı sonucuna varan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, suçun m. 8 uyarınca Türkiye’de işlenmiş sayılması gerektiği için kanun yararına bozmuştur.38
VI. Yabancı Ülkede Geçen Sürenin Mahsubu (m. 16)
m. 16 suç nerede işlenmiş olursa olsun yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürenin aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edileceğini öngörür. Gerekçe, bu kuralla adalet esaslarına uyulduğunu ve çifte cezalandırmanın sonuçlarının hafifletildiğini belirtir. Madde Türkiye’de işlenen suçlar (m. 9), görev suçları (m. 10) ve m. 11-13 kapsamındaki bütün suçlar için geçerlidir.39 Mahsup yalnızca özgürlükten yoksun geçen sürelere ilişkindir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, adli para cezasının da mahsubuna karar verilmesini m. 16’ya aykırı bulmuş ve hüküm fıkrasını bu hükme uygun olarak düzelterek onamıştır.40 Aynı Daire başka bir kararında Yunanistan mahkemelerince verilen cezanın tamamının mahsubuna karar verilmesini kanuna aykırı bulmuş ve mahsubu yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerle sınırlandırmıştır.41 Kural, yabancı ülkede hüküm verilmiş olmasına rağmen Türkiye’de yeniden yargılama yapılabilen hâllerde yabancı ülkedeki infazın sonuçlarını dengelemek için öngörülmüştür.42
VII. Yabancı Mahkeme Hükmünün Hak Yoksunluğu Sonuçları (m. 17)
m. 17 yabancı mahkemece verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı düşmeyen hükmün Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemenin bu yoksunlukların Türk kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar vermesini düzenler. Komisyon gerekçesi, yabancı mahkemece hükmolunan cezaya o ülke hukukunda bağlanan hak yoksunluklarını esas almanın yeknesak ve adil bir uygulamaya imkân vermediğini, her ülkede mahkûmiyete bağlı hak yoksunluklarının kapsamının farklı olduğunu ve bazı ülkelerde bu yoksunluklara ayrıca hükmedilmediğini belirtir. Bu nedenle eşitlik ilkesi gereği yabancı mahkeme hükmünün doğurduğu hak yoksunlukları bakımından Türk hukukunun dikkate alınması kabul edilmiştir.43 Madde yabancı mahkeme hükmünde bir hak yoksunluğunun yer alıp almadığına değil, hükmün Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirip gerektirmediğine bakar. Türk hâkimi, TCK m. 53’teki koşulların bulunup bulunmadığını araştırır. Hükmün kasten işlenmiş bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyeti içermesi gerekir, taksirli suçtan verilen hapis cezası veya tek başına adli para cezası bu sonucu doğurmaz. Hapis cezası ertelenmiş olsa bile erteleme hükmüne bağlanan hak yoksunlukları uygulanabilir. Hükümlünün Türk vatandaşı olması gerektiği görüşü bulunmakla birlikte kanunun lafzı ve amacı bunu gerektirmez. Türk hukuk düzenine aykırı olmama koşuluyla ilgili olarak ise gerekçede bir açıklama yoktur ve doktrinde bu ibareyle hukuk devleti, eşitlik ve ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı olmama kastedilmektedir.44 Usul bakımından hak yoksunluğunun uygulanması için Cumhuriyet savcısının istemi gerekir. Bu istem üzerine konu suç hakkında yeniden yargılama yapılmaz, yalnız yabancı mahkeme hükmünün Türk kanunlarına göre hangi hak yoksunluğunu gerektirdiği tespit edilir. Savcı durumdan haberdar olur olmaz araştırma yapmak ve koşullar varsa istemde bulunmak zorundadır. CMK’da bu davaya bakacak mahkemeye ilişkin özel bir hüküm bulunmaması bir boşluktur ve “davasız yargılama olmaz” ilkesi gereği doldurulmalıdır.45
VIII. Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
Kanaatimizce yurt dışında işlenen suçlarda dosya şu sırayla incelenmelidir. Önce suçun Türkiye’de işlenip işlenmediği (m. 8) tespit edilir, çünkü Türkiye’de işlenmiş sayılan suçta m. 11-13’ün koşulları aranmaz. Sonra failin ve mağdurun vatandaşlığı suç tarihine göre belirlenir. Ardından suç m. 13’teki listede yer alıyorsa m. 13/2-3 uyarınca Adalet Bakanı talebi, değilse m. 11 veya m. 12’nin koşulları araştırılır. Alt sınırın hesabında m. 14 ve 15, failin Türkiye’de bulunması, kovuşturma şartları ve yabancı ülkedeki yargılamanın akıbeti ayrı ayrı gözetilmelidir. Yargıtay, yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı bulunup bulunmadığının yabancı adli makamlardan araştırılmamasını ve m. 19 uyarınca denetime elverir bir karşılaştırma yapılmamasını bozma nedeni saymaktadır.46 Mahkûmiyet hâlinde m. 19 uyarınca suçun işlendiği ülke kanunundaki cezanın üst sınırı dikkate alınır ve yabancı ülkede geçen süreler m. 16 uyarınca mahsup edilir. Bu iki ayrıntı kararın denetime elverir biçimde gerekçelendirilmesi bakımından önemlidir.
Yargı Kararları
1) Türk vatandaşının yabancı ülkede işlediği suçun Türkiye’de yargılanabilmesi için aynı eylem nedeniyle yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması bir kovuşturma şartıdır
Sahte genel kurul kararlarını kullanarak Fransa’daki bir taşınmazı satan ve bedeli Türkiye’deki bir hesaba aktaran Türk vatandaşı sanık hakkındaki yargılamayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi, TCK m. 11’in koşullarını kovuşturma şartı olarak nitelendirmiştir:
Belirtilen koşullar kovuşturma şartı niteliğindedir. Bunun için failin Türk olması, Türkiye’de bulunması ve bu eylem nedeniyle yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerekir. Yurtdışında işlediği suçtan dolayı Türk vatandaşı hakkında yabancı ülkede mahkumiyet veya beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiş olması halinde artık Türkiye’de yeniden yargılama yapılamayacaktır.47
Daire, Fransız mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verdiği ve yüklenen suçların tümünün yurt dışında işlendiği olayda, aynı eylem nedeniyle sanık hakkında yabancı ülkede kesinleşmiş bir hüküm verilip verilmediğinin Fransız adli mercileri nezdinde araştırılmasını ve olumsuz kovuşturma şartının açıklığa kavuşturulmasını istemiştir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.
2) Yabancı ülkede işlenen suç nedeniyle Türkiye’de hüküm kurulmadan önce, aynı fiilden yabancı mahkemelerce verilmiş mahkûmiyet bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır
Yabancı ülkede mağdura karşı işlediği eylem nedeniyle Türkiye’de yargılanan sanık hakkındaki hükmü inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yargılamadaki eksiklikleri saymıştır:
(…) 1- Sanık H. hakkında Alman Mahkemelerince verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunup bulunmadığı, buna ilişkin kovuşturma evrakları ve mahkumiyet kararının istenilmeden hüküm kurulması, 2- Mağdur M.’e karşı yapılan eylem ilgili olarak mağdurun tedavisine ilişkin tüm tıbbi evrak ve grafiler ve sonuç evrakının temin edilerek, her bir yaranın mahiyeti hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi, (…)48
Daire, aynı fiil nedeniyle yabancı mahkemelerce verilmiş bir mahkûmiyetin bulunup bulunmadığının kovuşturma evrakıyla birlikte araştırılmasını, mağdurun tedavisine ilişkin tıbbi belgelerin getirtilip her bir yaranın niteliği hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını istemiştir. Daire ayrıca m. 19 uyarınca Türk ve yabancı kanunun kanunlar bütün hâlinde, denetime imkân verecek biçimde karşılaştırılması gerektiğini belirtmiştir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.
3) Rusya’da bulunduğu sırada Türk şirketi aleyhine suç işlediği ileri sürülen Türk vatandaşı hakkında, Rusya’da hüküm verilip verilmediği araştırılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemez
Rusya’daki satış ofisinin müdürü olan şüphelinin Türk şirketine karşı güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve itirazın reddini inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemindeki gerekçeyi yerinde bulmuş ve TCK m. 11 ile 12 çerçevesinde şunu belirtmiştir:
(…) şüphelinin Türkiye’de bulunan ... isimli şirketin Rusya’da temsilciliğini yapan Türk vatandaşı olduğu, müştekinin şikayetine konu suçların şüphelinin Rusya’da bulunduğu sırada Türk şirketi aleyhine işlendiğinin iddia edildiği, şikayet tarihinde ve sonrasında da şüphelinin Türkiye’de bulunduğu ve dosyada yer alan nüfus kaydından da anlaşılacağı üzere şüphelinin Türkiye’de mevcut adresinin de bulunduğu cihetle, yukarıda bahsedilen düzenlemeler uyarınca öncelikle Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda belirtildiği üzere, Rusya adli makamlarınca soruşturma yapılıp yapılmadığı, soruşturma yapılmış ise şikayete konu suçlardan dolayı hüküm verilip verilmediği hususları araştırılarak, sonucuna göre şayet hüküm verilmemiş ise, söz konusu suçlar nedeniyle Türk kanunlarına göre bir soruşturma yapılması gerektiği gözetilmeden (…)49
Başsavcılığın şüphelinin Türkiye’de ikamet etmediği ve m. 12 gereği Türkiye’de kovuşturma yapılamayacağı gerekçesi, şüphelinin Türk vatandaşı olması nedeniyle m. 11 çerçevesinde yeterli görülmemiştir. Karar, vatandaş tarafından işlenen suçlarda şüphelinin şikâyet tarihinde ve sonrasında Türkiye’de bulunmasının ve nüfus kaydında adresinin yer almasının değerlendirmeye esas alındığını, yabancı ülkede hüküm verilmemişse Türk kanunlarına göre soruşturma yapılması gerektiğini gösterir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.
4) Yabancı ülkede göçmen kaçakçılığı nedeniyle verilen hüküm Türkiye’de yargılamaya engel olmaz, yabancı ülkede geçen özgürlüğü kısıtlayıcı süreler cezadan mahsup edilir
Onbeş kaçak göçmeni İzmir kıyılarından alıp Yunanistan’a taşırken yakalanan ve Yunanistan’da göçmen kaçakçılığından mahkûm edilen sanık hakkında Türkiye’de yapılan yargılamayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yargılama yetkisini ve mahsup kurallarını şöyle belirtmiştir:
(…) söz konusu fiilin TCK’nın 8 ve 9. maddelerine göre Türkiye’de işlenmiş sayılacağı ve Türkiye’nin yargılama yetkisine gireceği, suçun yabancı bir ülkede işlenmiş olması halinde TCK’nın 13. maddesi uygulanabileceği, bu nedenle somut olayda yargılama yapılabilmesi için Adalet Bakanı’nın talebine gerek bulunmadığından (…) TCK’nın 16. maddesi uyarınca yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürenin aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilebileceği gözetilmeden, adli para cezasının da mahsubuna karar verilmesi (…)50
Daire, hüküm fıkrasından m. 16’nın uygulanmasına ilişkin bölümü çıkarmış ve yerine yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürenin Türkiye’de verilen cezadan mahsubuna ilişkin ifadeyi yazdırarak hükmü düzeltmiştir. Karar, fiil Türkiye’de işlenmiş sayıldığında Adalet Bakanı talebine gerek olmadığını ve mahsup konusunda yalnızca özgürlüğü kısıtlayıcı sürelerin dikkate alınacağını gösterir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.
5) Yabancı mahkeme tarafından verilen cezanın tamamının mahsubuna karar verilemez, yalnızca yabancı ülkede geçen özgürlüğü kısıtlayıcı süreler mahsup edilir
Türkiye’de verilen cezadan, Yunanistan mahkemelerince verilen cezanın tamamının mahsup edilmesini inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, TCK m. 16 ve 63’ün kapsamını belirtmiştir:
Hükmolunan cezadan TCK’nın 16. maddesi uyarınca yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden TCK’nın 16 ve 63. maddeleri gereğince Yunanistan mahkemeleri tarafından verilen cezanın tamamının mahsubuna karar verilmesi (…)51
Daire mahsuba ilişkin bölümü hükümden çıkarmış ve yerine yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin cezadan mahsubunu yazdırmıştır. Karar, mahsupta esas alınacak ölçütün yabancı mahkemece verilen cezanın miktarı değil yabancı ülkede fiilen geçen süre olduğunu gösterir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.
6) Suçta kullanılan geminin yabancı devlet uyrukluğunda olması hâlinde açık denizde işlenen uyuşturucu ticareti, evrensellik ilkesi uyarınca ancak Adalet Bakanının talebiyle yargılanır
Suriye açıklarında uluslararası sularda durdurulan bir balıkçı teknesinden denize atılan uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi olayında, sanıkların mahkûmiyetini inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesi, suçun Türkiye’de mi yoksa yabancı ülkede mi işlenmiş sayılacağını geminin uyrukluğuna bağlamıştır:
(…) farazi anlamda ülkede işlenen suçlar da o ülkede işlenmiş sayılacağından Türkiye mahkemelerinin doğrudan yargılama yetkisinin olacağı, yargılama yapması için Adalet Bakanlığının talebi gerekmeyeceği, ancak geminin yabancı devletin uyrukluğunda olduğunun tespit edilmesi halinde suçun Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı TCK’nın 13/1. maddesinde düzenlenen ‘evrensellik ilkesine’ göre aynı Kanun’un 13/1-e maddesi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunun vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlenmesi halinde Türk Kanunlarının uygulanacağı, ancak 5237 sayılı TCK’nın 13/2. maddesine göre suçtan dolayı yargılama yapılmasının Adalet Bakanının talebine bağlı olacağı (…)52
Daire, yabancı ülkede beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması hâlinde Türkiye’de kovuşturma yapılamayacağını, yabancı ülkede hüküm verilmemişse m. 19 uyarınca geminin uyruğu olan devletin kanununda öngörülen cezanın üst sınırı belirlendikten sonra hüküm kurulması gerektiğini, geminin uyrukluğu yoksa m. 19’un dikkate alınamayacağını belirtmiştir. Gerekli araştırma yapılmadan karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Karar tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle verilmiştir.
Dipnotlar
- Türk Ceza Kanunu m. 11. ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 12 (m. 12/5, 25.6.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 56. maddesiyle eklenmiştir). ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 13 (m. 13/1-h, 5918 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle mülga edilmiştir; m. 13/2 5377 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle eklenmiştir). ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 14. ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 15. ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 16. ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 17. ↩
- Madde 11 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Taslağın Gerekçesi ve Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Madde 12 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Taslağın Gerekçesi ve Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Madde 13 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Taslağın Gerekçesi ve Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.224-226. ↩
- Şahin, İlyas. “Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması ve Türk Ceza Kanununda Esas Alınan İlkeler.” Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 1, Haziran 2015, s.107-144, III. Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanmasında Türk Ceza Kanununun Kabul Ettiği İlkeler, B. Türk Ceza Kanununda Düzenlenen İlkeler, 2. Faile Göre Şahsilik İlkesi. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.228-229. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.229-231. ↩
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/2692, K. 2011/2398, T. 6.5.2011. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.233-235. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.234. ↩
- Şahin, İlyas. “Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması ve Türk Ceza Kanununda Esas Alınan İlkeler.” Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 1, Haziran 2015, s.107-144, III. Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanmasında Türk Ceza Kanununun Kabul Ettiği İlkeler, B. Türk Ceza Kanununda Düzenlenen İlkeler, 2. Faile Göre Şahsilik İlkesi. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.239. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.230-232. ↩
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/41568, K. 2022/2067, T. 10.2.2022. ↩
- Madde 11 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.231-233. ↩
- Şahin, İlyas. “Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması ve Türk Ceza Kanununda Esas Alınan İlkeler.” Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 1, Haziran 2015, s.107-144, III. Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanmasında Türk Ceza Kanununun Kabul Ettiği İlkeler, B. Türk Ceza Kanununda Düzenlenen İlkeler, 3. Mağdura Göre Şahsilik İlkesi. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.242-246. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.243-245. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.247-249. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.247-249. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.261-263. ↩
- Şahin, İlyas. “Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması ve Türk Ceza Kanununda Esas Alınan İlkeler.” Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 1, Haziran 2015, s.107-144, III. Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanmasında Türk Ceza Kanununun Kabul Ettiği İlkeler, B. Türk Ceza Kanununda Düzenlenen İlkeler, 4. Koruma-Gerçeklik İlkesi. ↩
- Türk Ceza Kanunu m. 13/2-3. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.263. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.263-265. ↩
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/13105, K. 2014/560, T. 16.1.2014. ↩
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/10342, K. 2025/8983, T. 29.9.2025. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.267-268. ↩
- Madde 14 ve 15 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Taslağın Gerekçesi ve Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30152, K. 2022/1133, T. 20.1.2022. ↩
- Madde 16 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Taslağın Gerekçesi ve Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/13105, K. 2014/560, T. 16.1.2014. ↩
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/47, K. 2014/4747, T. 17.4.2014. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.218-220 ve s.263. ↩
- Madde 17 (Gerekçe), 5237 sayılı Kanun, Taslağın Gerekçesi ve Komisyonun Değişiklik Gerekçesi. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.275-278. ↩
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017, s.278-279. ↩
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/2692, K. 2011/2398, T. 6.5.2011; Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2014/3609, K. 2015/2831, T. 4.5.2015. ↩
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/2692, K. 2011/2398, T. 6.5.2011. ↩
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2014/3609, K. 2015/2831, T. 4.5.2015. ↩
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/41568, K. 2022/2067, T. 10.2.2022. ↩
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/13105, K. 2014/560, T. 16.1.2014. ↩
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/47, K. 2014/4747, T. 17.4.2014. ↩
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/10342, K. 2025/8983, T. 29.9.2025. ↩
Kaynakça
- Külçür, Erdem İzzet. Ceza Hukukunda Yer Bakımından Uygulama. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017.
- Şahin, İlyas. Ceza Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması ve Türk Ceza Kanununda Esas Alınan İlkeler. Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 10, S. 1, Haziran 2015, s.107-144.
- Türk Ceza Kanunu, 5237 Sayılı Kanun, m. 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve Madde Gerekçeleri.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; belirli bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Mevzuat ve içtihat zamanla değişebilir.